Eğitimci Yazar Ömer AKPINAR Malatya Kitap Fuarında

(Eğitimci Yazar Ömer AKPINAR ile yaptığımız bu röportajı zevkle okuyacağınızı düşünüyoruz!) Öncelikle röportajımı kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Asıl ben teşekkür ederim.

Eğitimci Yazar Ömer AKPINAR Malatya Kitap Fuarında
29 Nisan 2019 Pazartesi 01:47

Soru: Merhaba öncelikle sizi biraz tanımak istiyoruz. Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Cevap: 1973 yılında Kahramanmaraş'ta doğmuşum. İlkokulu kendi ilimde, ortaokulu Kütahya'da okudum. Kahramanmaraş Lisesinden mezun oldum. 1998 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. İlk yazılarımı ve şiirlerimi üniversite yıllarında yazmaya başladım. Mezun olduktan sonra makalelerim çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmaya başlamıştı.

Daha sonra editörlüğünü üstlendiğim Yeni Nesil Dergisini çıkarmaya başladım. Kitaplarımı kurucusu olduğum Yedikalem Yayınları çatısı altında bastırıyordum. Kamu Hizmetlerinde Uzman Tetkikçi olarak Kalite Standartlarına ulaşma çalışmalarında bulundum.

Okullarda öğrencilere seminerler, üniversitede gençlere konferanslar, kurumlarda ise çalışanlara eğitimler vermekteyim. Aile içi sorunları çözmede eşlere Aile Danışmanlığı yapmaktayım. Halen bir Kamu Kurumunda çalışıyorum. Evliyim ve üç çocuğum var. Şiirin Başkenti Kahramanmaraş’ta yaşıyorum.

Soru: Kitaplara ve yazmaya olan bu ilginiz nerden geliyor?

Cevap: Okumaya ilk başladığım günden beri kitapları çok sevdim. Çünkü okudukça içime huzur doluyordu. Okuyacağım kitabı elime aldığım zaman önce çiçek gibi koklayıp içime çekerdim. Bu koku bana bambaşka gelirdi ve beni mutlu ederdi. Gittiğim her yere elimde kitapla giderdim. Boş zamanlarımı okuyarak değerlendiriyordum. Bir kitabı en fazla yedi günde bitiriyordum.

Soru: Yazmaya ne zaman başladınız?

Cevap: Yazma lise yıllarında başladım. Düşündüklerimi yazarak bir defterde topluyordum. Daha sonra düzletmeler yaparak son halini verdim. Bunları birleştirip kitap yaptım. Çabalarım sonuç vermişti. Sonunda fuarlarda kitaplarımı imzalarken buldum kendimi.

Soru: Yazmasaydınız hayatınızda ne değişirdi?

Cevap: Eğer yazmasaydım tanışmış olduğum binlerce okuruma ulaşamazdım ve onları hiç tanıyamazdım.

Soru: Sizce yazmak bir yetenek işi midir yoksa sonradan kazanılabilinir mi?

Cevap: Yazmanın yetenek işi olmadığına inanıyorum. Yazmak için önce okumak, sonra düşünmek gerekir. Daha sonra düşündüklerini kayıt aylına alıp emek verme işidir. İnsan neye emek verirse onu geliştirir ve zirveye taşır. Bu durum sonradan da kazanılabilir.

Soru: Okurken keyif aldığınız veya örnek aldığınız bir yazar var mı?

Cevap: Necip Fazıl, Cemil Meriç, İsmet Özel, Alev Alatlı’yı beğenerek okuyorum.

Soru: İlk kitabınızı elinize aldığınız da ne hissettiniz?

Cevap: İlk kitabımı elime aldığımda bunun gerçek olduğuna bir türlü inanamıyordum. Fakat daha sonra diğer kitaplarımı çıkardığımda çok mutlu olmuştum.

Soru: Kitaplarınızda tercih ettiniz konu tamamen kurgu mu yoksa hayatınız içinden olan olaylardan mi esinlenirsiniz?

Cevap: Gerçek yaşam öyküsü olan eserlerim olduğu gibi kurguya dayalı eserlerim de var. Çevreden ilham alarak yazdığım da oluyor.

Soru: Düşüncelerinizi, hislerinizi ya da hayallerinizi bir başkasının okuması nasıl bir duygu?

Cevap: Kimi zaman bir mesaj geliyor. Kitabımı okuduğunu ve beğendiğini söyleyen birisinin varlığı sizi mutlu etmeye yetiyor. Düşüncelerinizi beğenen birilerinin olması anlatılamayacak kadar güzel bir duygu! Yeni kitap çalışmalarımın olup olmadığını merakla sormaları size yeni eserler için ilham ve heyecan veriyor.

Soru: Kitaplarınızda kendinizden soyutlanmış karakterlerimi yoksa sizi yansıtan karakterlerimi anlatmak güzel geliyor?

Cevap: Kitaplarımın ruh dünyamı yansıttığını söyleyebilirim. Fakat bazı karakterleri oluştururken zaman, mekan, kültür ve gelenek kurgularına dikkat ediyorum. Bu durum roman örgüsünün daha canlı olmasını sağlıyor.

Soru: Peki ilk ne zaman ben yazar olacağım dediniz?

Cevap: Bundan 12 yıl önceydi. Danimarka’da yaşanan Peygamberimiz hakkındaki karikatür krizinden sonra onun güzel ahlakını bütün dünyaya ilan ve ispat edeceğim demiştim. Bu düşüncemi gerçekleştirmek için Onu yazmaya başladım. 220 sayfaya ulaşmıştı. Makalelerimi yayınlayan ulusal bir dergi abonelerine ücretsiz dağıtma teklifimi kabul etti. Bunun için hiçbir ücret talep etmemiştim. Sonunda basıldı ve ülke genelinde dağıtımı yapıldı. Hayatımın anlamını keşfetmiştim.

Peygamberimizi anlatmak bana çok hoş gelmişti. Ve o gün bu güzel ve anlamlı işi ölünceye kadar yapmak istediğime karar verdim.

Soru: Yazdığınız kitaplar hakkında herkes gibi olumlu ya da olumsuz eleştiri alıyorsunuzdur. Peki bu size ne hissettiriyor?

Cevap: Kitaplarımın eleştirilmesi olumsuz dahi olsa benim için önem taşıyor. Çünkü daha güzel kitaplar yazmamı sağlayacağını düşünüyorum.

Soru: Kitap okumayı sevenler he türlü kitap okuyabiliyorlar ve tercih ettikleri kitabı hep bir okuma sebepleri vardır. Peki sizi neden okusunlar?

Cevap: Eserlerimi okumalarını isterim. Çünkü bunun cevabını bir okurum veriyor:

"İlk başta yazarın kitapları hakkında düşüncelerimi söyleyeyim. Hatırlıyorsanız sizin kitabınızı almadan önce almak istememiştim. Nasıl diyeyim

-'Bu tarz kitap okumam!' demiştim. Siz de:

-'Bana oku çok memnun kalacaksın ve devamını soracaksın!' demiştiniz.

İlk kitabınız Düşünme Zamanını aldım. Başta ilk 20 sayfa o kadar sıkıldım ki sonra ilerledikçe kitaplarınız hem heyecanlı hem de sürükleyici olmaya başladı. Yani çok kitap okumayı sevmezdim. Ama sizin kitaplarınızdan sonra cidden kitapları daha istekli okumaya başladım. Bir de sizin kitaplarınızı okuduğum da farklı bir tarzınız var. Kısaca anlatmak istersem kitaplarınız cidden sürükleyici, heyecanlı, merak uyandırıcı! En önemlisi sizin kitaplarınız cidden öğüt verici! Bizi bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür ederim. Allah sizden razı olsun!"

Edanur Telli – Kahramanmaraş

Soru: Son olarak yazmayı seven ve yazar olmak isteyenlere neler söylemek istersiniz?

Cevap: Yazar olmak isteyenlere şunu tavsiye ederim: Okumaya devam etsinler ve mutlaka düşündüklerini kaydetsinler. Daha sonra üzerinde çalışıp düzeltme yapsınlar. Mutlaka kitaba dönüştüğünü göreceklerdir.

Çok teşekkür ediyoruz Ömer Bey. Manşet46 haber portalında yayınlanacak bu röportajın kitapseverler açısından çok yararlı olacağından eminiz. Başka bir konu ve yazarla buluşmak üzere! Hoşça kalın!

(Osman Gündeş )

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.