Ünlü Gurme Ve Yazar Kahramanmaraş’ı Anlattı

Ünlü Gurme, gezgin ve yazar olan Mehmet Yaşin, bu hafta kaleme aldığı köşesine Kahramanmaraş’ın lezzetlerini taşıdı.

Ünlü Gurme Ve Yazar Kahramanmaraş’ı Anlattı
31 Ocak 2020 Cuma 11:02

Sözcü’de, ‘Maraş ağız sulandırıyor’ başlığını taşıyan yazısıyla Kahramanmaraş’taki lezzet deneyimlerini okuyucularına aktaran ünlü yazar, kente hayran kaldığını belirtti.

İŞTE O YAZI…

Maraş ağız sulandırıyor

Kahramanmaraş oraya gittiğimde günlük güneşlik ama çok soğuktu. Çevredeki zirveleri karlı dağlar, dondurucu soğuğu verimli ovaya doğru üflüyordu adeta.

Kahramanmaraş'a daha önceleri de gitmiştim. Her seferinde başka bir lezzetin peşinde koşturup durmuştum. Kentin mutfağında pişen yemekler damağımı her seferinde şaşırtmıştı. Aslında Maraş'ın hem çok zengin hem de çok lezzetli bir mutfağı vardı.

Ne yazık ki bu güzelim mutfak, hep komşu kentlerin mutfaklarının gölgesinde kalmış, hakettiği övgüleri alamamıştı.

Et ağırlıklı lezzetli mutfak, bu gezimde de damağımı mutlu etmişti. Maraşlılar sabah kahvaltısında kelle paça çorbası içmeyi benim gibi pek severler.

Kentin neredeyse her köşe başında bir paçacı vardır. Kapıları hiç kapanmaz. Sıcak, sarımsak kokulu bu lezzet durakları insanı güne hazırlar. Maraş'taki yeme içme macerama, “MRŞ Kelle Paça” da çorba ile başladım.

Çorbanın içinde kelledeki tüm etler vardı: Yanak, dil, göz yuvası, beyin. Tabii ki bol sarımsaklı ve acılı. Ayrıca torpil yapıp, masaya beyin tava ile dil söğüş de koymuşlardı.

Bir de ünlü Maraş tarhanası ile yapılan paça dikkatimi çekti. Bademli ve cevizli bu çorba (yemek) ilginç bir lezzet sunuyordu.

Paça ile o kadar haşır neşir oldum ki, güzelim mumbardan sadece küçük bir parça yiyebildim. Bir başka sabah kahvaltısını ise “ALFİ ÇÖREK” te yaptım.

Burada yediğim özel çöreğin tadını uzun süre unutmayacağım sanırım. Peynir altı suyuyla yapılan bu çörek yumuşacık. Hele fırından yeni çıkmışsa tadına doyum olmuyor. Yanında Maraş'ın keçi peyniri ile bir bardak demli çay da varsa, krallara layık bir kahvaltı oluyor.

Kahramanmaraş'ın zengin mutfağının baş tacı yemekleriyle “KOCABAŞ KONAĞI” nda tanışma fırsatı buldum. Yemek tarhana çorbası ile başladı. Ardından haşlama içli köfte, yoğurtlu bulgurlu sömelek köfte, tabii ki mumbar dolması, sumak ekşili yaprak sarma, ekşili aya sulusu, bademli acem pilavı, kaşık salatasını andıran havuç ekşilemesi (soğuk içiliyor), ekşili kabak, Maraş tavası, dövme pilavı.

Bu yemeklere reyhan şerbeti eşlik etti. Bu şerbet, damağımda kalan yağlı tadı süpürdü götürdü. Yemeği çullama ve cevizli ev kıvrımı ile sonlandırdım. Her ne kadar tüm bu lezzetli yemeklerden bir iki çatal yesem de, yine de masadan kalkmakta zorlandım. Maraş'ta “fırınlı kasap” modası hızla yayılıyor.

Burada eti kasaptan seçiyorsunuz. Onlar seçtiğiniz eti, domates, biber, bol sarımsakla hazırlayıp fırına sürüyorlar. İlk gittim yer “SARAY KASABI” oldu. Gördüğüm manzara karşısında kendimi tutamadım, teneke kebabı, tenekede pirzola, Eli Böğründe, tenekede bezdirme (köfte), acılı parmak sucuk ısmarladım.

Gittiğim ikinci kasabın adı “SALAŞ KEBAP”. İlk açıldığında salaşmış, şimdi eli yüzü düzgün bir kasaba dönüşmüş. Kuzu sırttan zırh kıyması ile yapılan özel kebap, gerçekten çok lezzetliydi. Kebabın üstüne bir kaç kalem de kaburga yedim tabii ki.

KERVAN HAN”, kentin en şık lezzet duraklarından biri. Masada oturmuş, mönüden ne yiyeceğimi düşünürken, birden garsonlar ellerinde tabaklarla sökün ettiler.

Şef benim ne yiyeceğime çoktan karar vermiş meğerse. Fırında Maraş taraklısı, güveçte sarımsaklı ve tereyağı eşliğinde eriyen Maraş'ın keçi peyniri, ekşili çorba, fıstıklı ve şekerli pide, kuzu sırtından yapılan Ahirdağ Kebabı, güveçte Eli Böğründe. Yemekler masaya sığmadı.

Maraşlılar çok konuksever. Yemezsen alınıyorlar. Onun için masa başında zor anlar yaşadım.

Gittiğim kentte esnaf lokantasına uğramazsam, içim rahat etmez. Maraş'ta da bu ritüeli yerine getirmek için yeni açılmış olan “NAR ÇİÇEĞİ” adlı lokantaya uğradım. Burada soğuk içilen, sadece bu kente özgü Tırşik çorbası ile tanıştım. Çok lezzetliydi. Bu çorba Kayseri yolu üstündeki Andırın kasabasında yetişen ıspanak benzeri bir sebzeden yapılıyormuş.

Maraş'a gidilir de dondurma yemeden dönülür mü?

“ALPEDO” kentin en büyük dondurma üreticilerinden biri. Onların üretim yerinde bir dondurma şov izledim. Döner benzeri dondurmanın satır ile zor bela kesildiğini gördüm. Kesilen bu parçalardan birini Maraş fıstığına bulayıp afiyetle yedim. Son gün ise kentin bir saat uzaklığındaki “BAŞKONUŞ” yaylasına gittim.

Yeşil tepeler, baraj gölü, küçük gölcükler derken karlar içindeki yaylaya vardım. Sedir ormanlarının içinde cennete benzer bir yerdi.

Kahvaltıya oturmadan önce soğuk ve temiz hava ile ciğerlerimi doyurdum. Kahvaltıda tek kuş sütü eksikti. Kızakla kayan çocukların kahkahaları arasında kahvaltımı yapıp, Maraş gezisine noktayı koydum.

Kahramanmaraş mutfağı çok lezzetli. Kaç çeşit yemek olduğu pek bilinmiyor ama oldukça fazla olduğunu tahmin ediyorum. Yemek keşiflerine meraklı olanlara bu kente uğramalarını öneririm.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.